İSİM DEĞİŞTİRME
VE İSİM SİLDİRME DAVALARI
İsim, kişiliğin ayrılmaz bir parçası olup, bireyin toplum içindeki
tanınmasını ve ayırt edilmesini sağlar. Türk hukukunda isim hakkı, kişilik
hakları kapsamında korunmakta olup, bu hak Anayasa, Türk Medeni Kanunu ve
ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde güvence altına alınmıştır.
Türk Medeni
Kanunu (TMK) m. 26 uyarınca; “Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere
dayanılarak hâkimden istenebilir.” Bu hüküm, isim değiştirme ve isim sildirme
davalarının yasal dayanağını oluşturmaktadır.
İsim değiştirme davaları
esas itibarıyla; - Türk Medeni Kanunu m. 26, - 5490 sayılı Nüfus
Hizmetleri Kanunu, - Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin
Yönetmelik hükümlerine dayanmaktadır.
TMK m. 26’ya göre isim değişikliği için “haklı sebep” bulunması
şarttır. Haklı sebebin varlığı her somut olayın özelliklerine göre hâkim
tarafından takdir edilir.
Kanunda haklı
sebepler sınırlı olarak sayılmamıştır. Yargıtay içtihatları doğrultusunda haklı
sebep olarak kabul edilen başlıca haller şunlardır:
·
İsmin gülünç, küçük düşürücü
veya toplumda alay konusu olması,
·
İsmin telaffuzunun zor olması
veya sürekli yanlış söylenmesi,
·
Kişinin sosyal çevresinde
farklı bir isimle tanınması,
·
Aynı aile içinde veya yakın
çevrede aynı isimden dolayı karışıklık yaşanması,
·
Kişinin kültürel, psikolojik
veya sosyal nedenlerle ismini benimsememesi.
Yargıtay 8. Hukuk
Dairesi bir kararında; kişinin uzun süredir farklı
bir isimle tanınmasının, tek başına haklı sebep oluşturduğunu kabul etmiştir.
İsim değiştirme
davalarında; - Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi, - Yetkili
Mahkeme: Davacının yerleşim yeri mahkemesidir.
Dava, hasımsız olarak açılır; ancak nüfus kayıtlarının düzeltilmesi
söz konusu olduğundan, uygulamada ilgili Nüfus Müdürlüğü davaya dâhil
edilmektedir.
Davacı, ileri sürdüğü haklı sebebi
her türlü delille ispat edebilir. Tanık beyanları bu tür davalarda en sık
başvurulan delillerdendir. Yazılı belgeler, sosyal çevrede kullanılan isimle
ilgili kayıtlar da delil olarak sunulabilir.
İsim sildirme davası,
kişinin nüfus kaydında yer alan bir veya birden fazla ismin tamamen
kaldırılması amacıyla açılan davadır. Özellikle iki veya daha fazla isme sahip
olan kişilerin, bu isimlerden birini veya birkaçını kullanmak istememesi
hâlinde gündeme gelir.
İsim sildirme davaları
da isim değiştirme davalarında olduğu gibi TMK m. 27 kapsamında
değerlendirilir. Zira kanun, adın değiştirilmesi kavramını geniş yorumlamakta;
adın düzeltilmesi, eklenmesi veya silinmesini de bu kapsamda ele almaktadır.
Yargıtay uygulamasına
göre, bir ismin silinmesi için de haklı sebep aranır. Ancak Yargıtay, isim
sildirme taleplerinde daha esnek bir yaklaşım sergilemektedir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi kararlarında;
kişinin kullanmadığı veya benimsemediği bir ismin nüfus kaydında yer almasının,
kişilik hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bunun başlı başına
haklı sebep sayılabileceği belirtilmiştir.
·
İki isimden birinin günlük
hayatta hiç kullanılmaması,
·
İsmin kişide psikolojik
rahatsızlık yaratması,
·
İsmin ailevi veya sosyal
nedenlerle benimsenmemesi,
·
Çocukluk döneminde konulan
ancak yetişkinlikte aidiyet hissedilmeyen isimler.
4. Yargıtay
İçtihatları Işığında Değerlendirme
Yargıtay, isim değiştirme ve sildirme davalarında kişinin kişilik
hakkını esas almakta ve bu hakkın korunmasını ön planda tutmaktadır. Güncel
içtihatlarda, “haklı sebep” kavramı dar yorumlanmamakta; kişinin sübjektif
rahatsızlığı dahi yeterli görülebilmektedir.
Yargıtay’ın
yerleşik uygulamasına göre; > “Kişinin adını benimsememesi ve bu adla
anılmaktan rahatsızlık duyması, kişilik hakkı kapsamında korunması gereken bir
durumdur.”
Bu
yaklaşım, isim değiştirme ve isim sildirme davalarının kabul edilme oranını
önemli ölçüde artırmıştır.
5. Kararın
Sonuçları ve Nüfus Kaydına Etkisi
Mahkemece verilen isim değiştirme veya sildirme kararı
kesinleştikten sonra, karar ilgili Nüfus Müdürlüğü’ne gönderilir ve
nüfus kayıtlarında gerekli düzeltme yapılır. Karar geçmişe etkili olmayıp,
ileriye dönük sonuç doğurur.
İsim değiştirme ve isim sildirme davaları, bireyin kişilik hakkının
korunmasına yönelik önemli dava türlerindendir. Türk hukukunda bu davalar için
aranan “haklı sebep” şartı, Yargıtay içtihatlarıyla birlikte geniş ve esnek
biçimde yorumlanmaktadır. Kişinin sosyal, psikolojik ve kişisel nedenlerle
ismini değiştirmek veya sildirmek istemesi, çoğu durumda mahkemelerce hukuken
korunmaya değer görülmektedir.
Bu nedenle isimle ilgili uyuşmazlıklarda,
somut olayın özellikleri dikkate alınarak hukuki destek alınması ve davanın
usulüne uygun şekilde açılması büyük önem taşımaktadır.
7. Çanakkale İlinde
İsim Değiştirme Davaları
7.1.
Çanakkale’de İsim Değiştirme Davası Nasıl Açılır?
Çanakkale’de
isim değiştirme davası, davacının yerleşim yerinin bağlı olduğu Asliye Hukuk
Mahkemesi nezdinde açılır. İlçeye göre görevli mahkemeler şunlardır:
·
Çanakkale Merkez Asliye Hukuk
Mahkemesi
·
Biga Asliye Hukuk Mahkemesi
·
Çan Asliye Hukuk Mahkemesi
·
Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi
·
Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi
·
Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi
·
Lapseki Asliye Hukuk Mahkemesi
·
Yenice Asliye Hukuk Mahkemesi
·
Bayramiç Asliye Hukuk Mahkemesi
·
Eceabat Asliye Hukuk Mahkemesi
·
Bozcaada Asliye Hukuk Mahkemesi
·
Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi
Yetki,
TMK m.27 ve HMK m.6 gereğince davacının yerleşim yerine göre
belirlenir.
8. İkinci İsim
Sildirme Davası
Çanakkale ve ilçelerinde en sık karşılaşılan taleplerden biri, nüfus
kaydında yer alan ikinci ismin sildirilmesidir. Özellikle uzun
yıllardır yalnızca tek isimle tanınan kişiler bakımından Yargıtay uygulaması
son derece olumludur.
Yargıtay
18. Hukuk Dairesi’nin istikrarlı kararlarına göre; > “Kişinin kullanmadığı
ismin nüfus kaydında yer alması, kişilik hakkına müdahale niteliğindedir.”
Bu
nedenle Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemeleri, haklı sebep şartını esnek
yorumlamaktadır.
9. İsim Değiştirme Davalarında Sık Sorulan Sorular (SSS)
İsim değiştirme
davası Çanakkale’de ne kadar sürer?
Genellikle
1–2 celsede sonuçlanır. Ortalama süre 2–4 ay arasındadır.
İsim sildirme
davası için avukat zorunlu mu?
Hayır.
Ancak usul hatası yapılmaması açısından bir Çanakkale isim değiştirme
avukatı ile çalışılması önerilir.
2026 yılı
itibarıyla başvuru ve giderler ortalama maktu harç kapsamındadır. Tanık
sayısına göre değişebilir.
E-Devlet
üzerinden isim sildirme mümkün mü?
Hayır.
E-Devlet yalnızca idari yazım hataları için kullanılabilir. İsim sildirme
mutlaka dava yoluyla yapılır.
10. Sonuç ve Hukuki
Değerlendirme
Çanakkale ili ve tüm ilçelerinde açılan isim değiştirme ve isim
sildirme davaları, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda çoğunlukla
kabul ile sonuçlanmaktadır. Kişinin ismini benimsememesi, sosyal hayatta farklı
bir adla tanınması veya ikinci ismini kullanmaması, haklı sebep olarak
kabul edilmektedir.
Uygulamada
hızlı ve hatasız sonuç alınabilmesi için davanın, yerleşim yeri mahkemesinde ve
doğru hukuki gerekçelerle açılması önem arz etmektedir.

